İçeriğe geç

Zehirli bal nedir ?

Zehirli Bal Nedir? (Ve Neden Çay Sofrasında Aniden Felsefeye Bağlıyoruz?)

İzmir’de yaşıyorsan bazı şeyler kaçınılmazdır: sabah simit-çay ikilisi, öğlen rüzgârın “bugün saçınla uğraşacağım” demesi ve akşam da bir arkadaşın mutlaka “abi bu hayat niye böyle ya” diye derin bir yere bağlaması.

Geçen gün tam da böyle bir anda konu açıldı:

“Zehirli bal nedir?”

Şimdi insan normalde bu soruyu Google’a yazar, kapatır, yoluna bakar. Ama bizde öyle olmadı. Çünkü biz İzmir’de bir çay masasında hiçbir soruyu yüzeysel bırakmayız. Bir anda konu baldan çıkıp hayatın anlamına, oradan eski sevgililere, en son da “neden herkes benden daha düzenli yaşıyor” krizine bağlanır.

Ben de o masadaydım. Ve içimden şunu düşündüm:

“Tamam… bugün yine zihinsel olarak hafif hasar alacağız.”

Zehirli bal nedir sorusunun bilimsel ama sıkıcı olmayan tarafı

Şimdi işin özüne gelelim. Zehirli bal, aslında doğrudan “arılar kötü niyetli bal yapıyor” gibi bir durum değil. Arılar burada biraz masum figürler. Asıl olay doğada başlıyor.

Bazı bitkiler var, özellikle orman gülü (rhododendron) gibi türler, nektarlarında grayanotoksin denen bir madde barındırıyor. Arılar bu çiçeklerden nektar topladığında, ortaya çıkan bal da bu toksini taşıyabiliyor.

Yani mesele şu:

Bal değil “balın kaynağı problemli.”

Ama bunu ilk duyduğumda beynim şöyle tepki veriyor:

“Yani çiçek bile trip atıyor artık?”

İç sesim hemen devreye giriyor:

“İzmir’de olsan o çiçeğe de saygı duyardın, Ege’nin karakteri var sonuçta.”

Çay masasında ilk reaksiyon

Arkadaşlardan biri telefondan okuyor:

“Abi bak dinle, zehirli bal kalp ritmini düşürüyormuş.”

Masada 2 saniyelik sessizlik.

Sonra ben:

“Ben zaten pazartesi günleri kendiliğimden aynı etkiyi yaşıyorum.”

Herkes gülüyor ama kimse konuya tam hâkim değil. O klasik durum: bilmediğimiz şeyleri espriyle örtüyoruz.

İzmir’de yaşarken “zehir” kelimesine bakış açısı

İzmir’de “zehirli bal” deyince bile insanın kafası başka çalışıyor. Çünkü bizde zehir dediğin şey genelde:

Fazla sıcak çay

Gereğinden uzun güneş

Bir de Alsancak’ta yanlış kişiye bakmak (psikolojik etkisi ağır)

O yüzden “Zehirli bal nedir?” sorusu ilk başta bana çok uzak bir şey gibi gelmedi. Daha çok “bu da mı başımıza gelecek?” hissi verdi.

Ama işin ilginci şu: bu balın etkisi gerçekten var. Az miktarda tüketilirse baş dönmesi, tansiyon düşmesi, mide bulantısı gibi etkiler yapabiliyor. Yani romantik bir doğa masalı değil, bayağı fiziksel sonuçları var.

Ama tabii biz yine konuyu kişiselleştiriyoruz.

Arkadaşım:

“Bu balı yesek ne olur?”

Ben:

“Büyük ihtimalle ben zaten hayatta karar veremiyorum, ekstra bir sersemlik fark etmeyebilirim.”

Doğanın “sürpriz kutusu” hali

Bazen doğa sanki şöyle diyor:

“Al bakalım, bu çiçek güzel ama içine küçük bir twist koydum, iyi şanslar.”

Zehirli bal da biraz böyle bir şey. Görünüşü normal bal. Altın sarısı, akışkan, tatlı… Ama içeriği sürprizli.

Bu bana biraz insan ilişkilerini hatırlatıyor.

Hani bazı insanlar var ya, dışarıdan çok tatlı, çok uyumlu… sonra bir bakıyorsun “keşke bu konuşmayı hiç açmasaydık” noktasına gelmişsin.

İç sesim:

“Tamam, konuyu yine duygusal travmaya bağladın, aferin.”

Bal kavanozu metaforu (kimse istemedi ama oldu)

Düşün: iki kavanoz bal var.

Biri normal, biri zehirli bal.

Etiket yok.

Hayat da biraz böyle değil mi zaten?

İlk bakışta her şey aynı gibi. Ama içeriğini ancak deneyimleyince anlıyorsun.

Şimdi bunu çok dramatik anlatıyorum ama merak etme, çay hâlâ masada ve kimse ölmedi. Sadece düşünceler biraz dağıldı.

Zehirli bal nedir ve neden bu kadar ilginç?

İlgili Yazımız: Juventus lakabı nedir ?

Çünkü nadir.

Bir şey nadir olunca insan otomatik olarak ilgileniyor. Mesela İzmir’de kar yağınca nasıl herkes balkona çıkıp “bu gerçek mi?” diye bakıyorsa, zehirli bal da doğanın öyle bir anı gibi.

Ama fark şu: kar zararsız.

Zehirli bal ise “çok fazla kaçırma” diyor.

Arkadaş grubunda biri:

“Abi bunu denesek mi?”

Ben:

“Sen geçen hafta acı sosla ego testini kaybettin, bence doğayı zorlamayalım.”

Gündelik hayata sızan aşırı bilgi sendromu

İnternet çağında bir şey öğrendiğin anda artık geri dönüş yok. Zehirli bal nedir diye bakıyorsun, 15 dakika sonra kendini Karadeniz bitkileri, arı davranışları ve “insan neden merak eder” sorgusunda buluyorsun.

Benim başıma gelen tam olarak bu.

Telefonu bırakıyorum:

“Tamam sadece bal bakacaktım.”

Ama beynim:

“Peki ya dünyanın diğer toksik balları?”

İzmir’de güneş batıyor, ben hâlâ varoluşsal arı krizindeyim.

Arkadaş ortamı: bilgi + saçmalık karışımı

Masada konuşma ilerliyor:

– “Bu balı kim yer ya?”

– “Belki Vikingler falan denemiştir.”

– “Vikingler her şeyi deniyordu zaten.”

– “Ben sadece tost ekmeğiyle mutluyum.”

Bir noktada konu tamamen kontrolden çıkıyor.

Ben içimden:

“Zehirli bal nedir diye başladık, tarih öncesi diyet listesine geldik. Bravo.”

Vücudun tepkisi: doğanın “yavaşla” butonu

Zehirli balın etkileri genelde şunlar:

Baş dönmesi

Tansiyon düşmesi

Bulantı

Sersemlik

Bunu duyunca arkadaşım dedi ki:

“Abi bu bildiğin hafta sonu ben.”

Ve hepimiz aynı anda güldük. Çünkü bazen bilgi değil, benzerlik güldürür.

Ama işin ciddi tarafı şu: küçük miktarlarda bile etkili olabiliyor. Bu yüzden “deneyelim bakalım ne olacak” kategorisine kesinlikle girmiyor.

Kendi kendime konuşmalar

Bir ara sessiz kaldım. İç sesim açıldı:

“Bak İzmir’de yaşıyorsun, deniz var, güneş var… neden sen şu an toksik bal düşünüyorsun?”

Cevap yok.

Çünkü bazı soruların cevabı yok, sadece merak var.

Sonra kendime şunu dedim:

“Belki de hayat böyle bir şey. Tatlı görünen şeylerin hepsi güvenli değil. Ama bu da seni paranoyak yapmamalı.”

Sonra hemen ekledim:

“Ama yine de etiketsiz bal yemem.”

Zehirli bal nedir sorusunun insani tarafı

Aslında bu konu sadece biyoloji değil. Biraz da algı meselesi.

Hayatta da böyle şeyler var:

Güzel görünen ama iyi gelmeyen durumlar

Basit sanıp içine girince karmaşıklaşan işler

Tatlı başlayıp ağır biten sohbetler

Zehirli bal nedir sorusu bir noktada şunu düşündürüyor:

“Her tatlı şey gerçekten iyi mi?”

Ama bunu düşünürken bile çok ciddileşmemek lazım. Yoksa İzmir güneşi bile fazla felsefi geliyor insana.

Masadan son cümle

Arkadaşlardan biri kalkarken dedi ki:

“Ben gidiyorum, bu konular beni hayata karşı fazla bilinçli yapıyor.”

Herkes dağıldı.

Ben ise boş çay bardağına bakıp şunu düşündüm:

“Zehirli bal nedir bilmiyorum ama bazı sohbetler kesinlikle zihinsel kalori yakıyor.”

Ve evet, bu da onlardan biriydi.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

mecidiyeköy escort
https://tmzilla.com https://absaluminyum.com.tr https://gari.com.tr Sitemap
grand opera bet giriş