Merhabalar! Cosmoslighting olarak “Galatasaray’da oynayan Bosnalı futbolcu kimdir” konusunda aklınızdaki soruları yanıtlamak için buradayız. Galatasaray’da Oynayan Bosnalı Futbolcu Kimdir? Türkiye’den Dünyaya Uzanan Bir Futbol Hikâyesi Galatasaray denildiğinde Türkiye’de birçok kişinin aklına sadece kupalar, derbiler ve büyük yıldızlar gelmez. Bu kulübün aynı zamanda farklı ülkelerden gelen futbolcuları kendi hikâyesinin bir parçası hâline getirme özelliği de vardır. Özellikle Balkan coğrafyasıyla Türkiye arasındaki tarihî ve kültürel bağ düşünüldüğünde, Galatasaray formasını giyen Bosnalı futbolcuların ayrı bir yeri bulunur. Peki, Galatasaray’da oynayan Bosnalı futbolcu kimdir? sorusunun cevabı kimdir? Bu soruya günümüzde verilen en dikkat çekici cevaplardan biri, Bosna Hersekli yıldız futbolcu Mahir Emreli değil, Galatasaray…
Yorum BırakEtiket: de
Kayseri’de Bir Gece, Bir Defter ve Derrick Köhn’ün Galatasaray Hayali Kayseri’de soğuk bir akşamın sessizliğinde odamın penceresinden dışarı bakıyordum. Şehrin üzerine çöken o ağır kış havası, içimdeki karışık duygulara çok benziyordu. 25 yaşındayım ve yıllardır yaptığım gibi yine günlüğümü açmıştım. Bazen insanlar bir futbolcunun transfer haberini sadece birkaç cümlelik bir gelişme olarak görür ama benim için bazı isimler, bazı ihtimaller çok daha büyük anlamlar taşıyor. O gece günlüğümün sayfasına tek bir cümle yazmıştım: “Derrick Köhn Galatasaray’a gelecek mi?” Bu sorunun cevabını bilmiyordum. İnternette çıkan haberler, taraftar yorumları, sosyal medyada yapılan paylaşımlar birbirine karışıyordu. Kimi taraftarlar heyecanla bu transferin gerçekleşmesini beklerken,…
Yorum BırakOrijinal parça fark bedeli nedir? Bilimsel açıdan basit, pratik hayatta biraz can sıkıcı bir gerçek Eskişehir’de üniversite kampüsünde dolaşırken ya da tramvaya yetişmeye çalışırken insanın aklına pek gelmez ama otomobil dünyasında çok kritik bir konu var: Orijinal parça fark bedeli nedir? Özellikle kaza sonrası araç tamir sürecine girince bu kavram bir anda hayatın merkezine oturur. Ve çoğu kişi ilk kez o an duyar: “Orijinal parça fark bedeli çıkıyor.” İşte o noktada yüzlerde aynı ifade: “Bu da ne şimdi?” Bu yazıda konuyu ne fazla teknikle boğacağım ne de yüzeysel geçeceğim. Bir araştırmacı refleksiyle bakacağız ama laboratuvar diliyle değil, günlük hayatın içinden…
Yorum BırakDamat kaynanaya bakabilir mi? Toplumsal, hukuki ve insani yönleriyle kapsamlı bir değerlendirme Günlük hayatta pek çok aile meselesi, dışarıdan bakıldığında basit gibi görünse de içine girince oldukça katmanlı bir yapıya dönüşür. “Damat kaynanaya bakabilir mi?” sorusu da tam olarak böyle bir konu. İlk bakışta sadece bir bakım ilişkisi gibi durur ama işin içine aile yapısı, kültürel normlar, hukuk, psikoloji ve hatta kişisel sınırlar girince mesele oldukça geniş bir çerçeveye yayılır. Bu yazıda konuyu ne romantize ederek ne de aşırı teknikleştirerek, herkesin anlayabileceği bir dille ele alacağız. Eskişehir’de yaşayan, üniversitede çalışan genç bir araştırmacının gözünden; biraz akademik merakla, biraz da günlük…
Yorum BırakKayseri’de Bir Akşam ve İçime Takılan Bir Soru Kayseri’de akşamlar her zaman biraz serttir. Rüzgârın şehrin taş sokaklarına çarpıp geri dönmesi gibi, bazı düşünceler de kafamın içinde çarpıp çarpıp geri dönüyor. O gün de öyleydi. Elimde telefon, rastgele videolar arasında dolaşırken “Düşmanı Korurken” adlı bir sahneye denk geldim. Filmin adı bile garip bir çelişki gibi geldi bana. Düşman kimdi, korunan kimdi? Zaten hayatın kendisi de biraz böyle değil miydi? Ama asıl takıldığım şey başka bir şeydi: Düşmanı Korurken hangi ülkede çekildi? Bu soru bir anda basit bir meraktan çıkıp zihnime saplandı. Sanki cevap bulunursa içimdeki bazı düğümler de çözülecekmiş gibi…
Yorum BırakMerhabalar! Cosmoslighting olarak “Bir tarla en fazla kaça bölünür” konusunda aklınızdaki soruları yanıtlamak için buradayız. Bir Tarlanın Kaç Parçaya Bölünebileceğini Düşünürken Başlayan Hikâye Ben Kayseri’de yaşıyorum. Kayseri Burası, rüzgârı sert ama insanı daha sert sanılan, aslında içine girince yumuşak tarafını saklamayan bir şehir. Çocukluğumun çoğu, şehir merkezinden biraz uzak, toprak kokusunun hâlâ “ben buradayım” dediği yerlerde geçti. Ve o toprak kokusu, bugün bile bazı geceler rüyama sızar. Dedemin bir tarlası vardı. Küçük değil, büyük de değil… ama onun gözünde sanki dünyanın merkez noktasıydı. Bizim ailede herkes o tarlaya farklı bir anlam yüklerdi. Benim için ise o yer, çocukken koşturduğum, dizlerimi…
Yorum BırakDeğerli Cosmoslighting okurları, bu makalemizde “Çarpma hangi sınıfta” konusunda bilmeniz gereken her şeyi derledik. Bir Kelimenin Peşine Takılan Hafıza Şunları da İnceleyin: Ziraat kredi kartı nasıl açılır ? Kayseri’de akşamlar hep biraz erken çöker. Günün ışığı yavaş yavaş çekilirken, evlerin camlarına vuran o solgun turuncu ton, sanki insanın içini de sessizce kapatır. Ben o saatlerde çoğu zaman masamda olurum. Defterlerim, kalemlerim, yarım kalmış cümlelerim… Bir de kafamın içinde bitmeyen sorular. En çok da çocukluğuma döndüğüm anlarda, bazı kelimeler beni yakalayıp geri sürükler. “Çarpma hangi sınıfta?” mesela… İlk duyduğumda sıradan bir soru gibi gelmişti ama içimde bir yere takılıp kalmıştı. Sonra…
Yorum BırakKarbonat kokuyu emer mi? Evde, mutfakta ve günlük hayatta karşıma çıkan küçük bir merakın peşinde İstanbul’da yaşıyorum. Sabahları ofise yetişmeye çalışırken metro kalabalığı, akşamları eve döndüğümde sessizlik ve günün yorgunluğu… Bu döngü içinde bazı küçük şeyler dikkatimi daha çok çekiyor. Mesela dolabın içindeki hafif bayat koku, ayakkabılıktan gelen o “karışık” hava ya da mutfakta bir gün önce pişmiş yemeğin izi. Son zamanlarda kendime sık sık sorduğum bir şey var: Karbonat kokuyu emer mi? Basit gibi duran bu soru, aslında evdeki birçok alışkanlığın merkezinde duruyor. Çünkü koku dediğimiz şey, fark etmesek de yaşam alanımızın ruh halini bile değiştiriyor. Sabah açtığın dolaptan…
Yorum BırakZehirli Bal Nedir? (Ve Neden Çay Sofrasında Aniden Felsefeye Bağlıyoruz?) İzmir’de yaşıyorsan bazı şeyler kaçınılmazdır: sabah simit-çay ikilisi, öğlen rüzgârın “bugün saçınla uğraşacağım” demesi ve akşam da bir arkadaşın mutlaka “abi bu hayat niye böyle ya” diye derin bir yere bağlaması. Geçen gün tam da böyle bir anda konu açıldı: “Zehirli bal nedir?” Şimdi insan normalde bu soruyu Google’a yazar, kapatır, yoluna bakar. Ama bizde öyle olmadı. Çünkü biz İzmir’de bir çay masasında hiçbir soruyu yüzeysel bırakmayız. Bir anda konu baldan çıkıp hayatın anlamına, oradan eski sevgililere, en son da “neden herkes benden daha düzenli yaşıyor” krizine bağlanır. Ben de…
Yorum Bırak