Uzman Çavuş Hangi Branşlar Var? Toplumsal Cinsiyet, Çeşitlilik ve Sosyal Adalet Açısından Bir Değerlendirme
Uzman çavuş hangi branşlar var? Bu soruyu sormak, aslında Türkiye’deki güvenlik sisteminin derinliklerine inmek demek. Ancak bu konu sadece askeri bir mesele değil. Aynı zamanda toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet perspektifinden bakıldığında, çok daha geniş bir anlam kazanıyor. Sokakta gördüğüm bir sahneyle başlayalım: Metroda, sabah işe giderken yanımda bir grup asker konuşuyor. Çoğunlukla genç, erkek askerler. Aralarındaki sohbet, uzman çavuşluk mesleği ve branşlar hakkında. Ancak bir kadın asker, çok nadir olsa da, onlarla birlikte bu konuşmayı yapabilse de, yerini bir erkek alıyor. Kadınların bu meslek alanında ne kadar az yer aldığını gözlerimle gördüm ve bu, toplumsal cinsiyet eşitliği açısından önemli bir gösterge. Şimdi gelin, uzman çavuşların branşlarını toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet açısından nasıl değerlendirebileceğimize bakalım.
Uzman Çavuş Branşlarının Çeşitliliği ve Toplumsal Cinsiyet
Uzman çavuşluk, askerlik hizmetinin bir parçası olarak, belirli bir meslek dalında uzmanlaşmayı ifade eder. Ancak kadınların, özellikle de toplumsal cinsiyet eşitsizliği ve sosyal normların etkisiyle, genellikle bu alanda daha az yer aldığı bir gerçek. Mesela, bazı branşlar daha çok erkek askerler tarafından tercih edilirken, kadınlar genellikle lojistik, sağlık veya idari görevlerde yoğunlaşır. Ben, İstanbul’da sokakta yürürken veya toplu taşımada, üniformalı kadın askerlerin çoğunlukla sahada görev alan erkek askerlerle kıyaslandığında, bu durumu sıkça gözlemliyorum.
Türkiye’de, toplumsal normların etkisiyle, askeri alandaki meslekler hala erkek egemen bir alan olarak görülüyor. Bu yüzden kadınların uzman çavuşluk branşlarına katılımı, genellikle sınırlıdır. Özellikle savaş alanı gibi fiziksel gücün ve cesaretin ön plana çıktığı branşlar, çoğunlukla erkek askerlerle doludur. Bunun yanında, lojistik, sağlık ve idari işler gibi daha “nezaket gerektiren” branşlar ise kadınların daha fazla tercih ettiği alanlardır. Fakat burada şu soruyu sormak gerek: Bu branşların “erkek” ya da “kadın” olarak ayrılması ne kadar doğru? Askerlik mesleği, cinsiyet farkı gözetmeden herkesin eşit şekilde yer alabileceği bir alan olmalı.
Çeşitlilik ve Sosyal Adalet: Uzman Çavuşluk Mesleğine Erişim
Uzman çavuşluk, toplumsal adaletin de bir yansımasıdır. Her bireyin, ne cinsiyet ne de sosyal sınıf farkı gözetilerek eşit fırsatlarla bu mesleğe erişebilmesi gerekir. Ancak bu ideal, gerçek hayatta her zaman sağlanamıyor. İstanbul gibi büyük bir şehirde, sosyal sınıf farkları bile bir bireyin uzman çavuşluk branşlarına yönelmesini etkileyebilir. Toplumda, bazı branşlara ulaşmanın maddi ya da eğitimsel açıdan daha kolay olduğu gerçeği, çeşitliliği daraltan bir faktördür. Bir yandan, köylerden ya da düşük gelirli mahallelerden gelen gençler, askeriye için daha kolay erişim yolları bulabilirken, şehirli ve eğitimli bireylerin farklı alanlarda uzmanlaşabilmesi için daha fazla fırsata ihtiyacı vardır.
Sosyal adaletin sağlanması için, her bireye, ekonomik durumundan bağımsız olarak uzman çavuşluk mesleğine girebilme imkânı verilmesi gerekir. Eğer bu fırsatlar eşit bir şekilde sunulmazsa, sadece belirli bir grubun (örneğin, belli bir sosyoekonomik sınıftan gelenlerin) bu branşlara girmesi sağlanır ki bu da çeşitliliği engeller. Sokakta bir grup askerin yanına oturduğumda, genellikle belirli bir sosyoekonomik gruptan geldiklerini görebiliyorum. Bu da, aslında sistemin, “sosyal adalet” adına daha fazla çalışması gerektiğini bir kez daha hatırlatıyor.
Farklı Grupların Uzman Çavuşluk Branşlarına Etkisi
Uzman çavuşluk branşlarının sadece cinsiyet veya sosyoekonomik sınıf açısından değil, aynı zamanda kültürel ve etnik açıdan da çeşitliliği yansıttığını unutmamak gerekir. Türkiye gibi çok kültürlü bir toplumda, farklı etnik gruplardan gelen gençlerin de bu branşlarda yer alması önemli. Ancak kültürel ve etnik çeşitliliğin yansıması her zaman kolay olmuyor. Mesela, daha muhafazakâr bir çevreden gelen bir birey, özellikle “zor” branşlarda kendini gösterme konusunda daha çekingen olabilir. Bu durum, sadece bireysel bir mesele değil, aynı zamanda toplumun genel değer yargılarının bir sonucudur. Çevremde bazen, farklı etnik kökenlerden gelen arkadaşlarımın askeriye gibi “erkek egemen” bir alanda daha temkinli olduklarını fark ediyorum.
Sonuç: Herkes İçin Eşit Fırsatlar
Uzman çavuş hangi branşlar var sorusu, aslında toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet perspektifinden çok daha fazlasını anlatıyor. Türkiye’de askeri alandaki bu meslek, bazen cinsiyet ve sosyal normlar tarafından kısıtlanıyor. Kadınların bu alanda daha fazla yer alabilmesi ve farklı gruplardan gelen bireylerin eşit fırsatlarla bu mesleğe erişebilmesi için toplumsal değişim şart. Her bireyin, hangi branşa girerse girsin, eşit koşullarda yer alabilmesi gerektiği gerçeği, bir adalet meselesi. Sadece askeriye değil, toplumsal yaşamın her alanında, çeşitliliği ve sosyal adaleti daha güçlü kılmak hepimizin sorumluluğu. Bu sorumluluk, sokakta, işyerinde, toplu taşımada her an gözlemlerimizle şekilleniyor ve hayatımıza dokunuyor.