Tertip Kelimesinin Eş Anlamlısı Nedir?
Hayat bir şekilde tersine işler, değil mi? Hani şu “düzen” dedikçe, bir anda her şey darmadağın olur. Sonra birden gözümde canlanır, hayatın düzenini sağlayan o dört harfli kelime: Tertip. Ne kadar ilginç, aslında hayatı zorlaştıran, karmaşayı yaratan hep o iki sözcük değil midir? “Tertip” ve “düzen” arasında kim daha doğru, kim daha tatmin edici? Bunu anlamadan önce, gelin önce biraz kendi hayatımıza bakalım.
“Tertip” Dediğimizde Aklımıza Neler Gelir?
Hadi, bunu hep birlikte düşünelim. Tertip, düzen demek. Ama biraz daha fazla olmalı. İşin içine bir hikâye katılmalı. Eğer düzenli bir insan değilseniz, “tertip” kelimesi, fazla ciddiyet barındıran bir kavram gibi gelir. Mesela, iş yerinde masanızı topladığınızda “Ne kadar tertipli!” diye övülen bir insan var ya, işte ben o kişi değilim. O kişi, hatırlatmak gerekirse, masa düzenini hayatının amacına dönüştüren ve sürekli işlerin her birini belirli saat dilimlerinde yapan insandır. O kişi, muhtemelen sosyal hayattan sıkılmıştır.
Tertip mi, Düzen mi? İşte Dilemama:
Aşağıdaki diyalog gibi bir şey oluyor:
Ben:
“Amaan, masa darmadağın oldu, ne yapalım? Önemli değil, 5 dakika içinde toparlarım zaten.”
Arkadaşım:
“Vallahi ben olsam, hemen toplarım, tertipli olmak önemli.”
Ben:
“Ya ama ben bu kadar karmaşayı severim işte. Tertip bana göre değil.”
Arkadaşım:
“Sen tertipli bir insan mısın, yoksa karmaşa insanı mı?”
Ben:
“Sanırım ikisi de… Hani içimden geleni yaparım, ama yeri gelince her şeyi dört dörtlük de yaparım!”
İşte bu diyalogda olduğu gibi, içimdeki karmaşaya rağmen bir düzen arayışım var. Kendi içinde bir “düzen” oluşturma çabası. Yani, karmaşanın içinde bile düzen bulabiliyorsam, bu ne kadar tertipli olduğumla alakalı bir şey olabilir mi?
Tertip Kelimesinin Eş Anlamlısı: “Düzen” mi “Nizam” mı?
Çok basit bir soru: Tertip kelimesinin eş anlamlısı nedir? Tertip kelimesi aslında sadece düzen demekle geçiştirilebilecek bir kavram değil. O daha bir “nizam” hissiyatı uyandırır. Hani bir işin yolunda gitmesi, her şeyin tam yerinde olması… “Nizam” kelimesi, bir nevi Tertip’in daha ağır, sert hali gibi. Mesela, annemin her şeyin bir düzen içinde olmasına verdiği tepkiyi hatırlıyorum:
Anne:
“Bu odayı şu şekilde düzenle, yoksa ne olur, bilmiyorum.”
Ben (iç sesim):
“Yani, bir köyde olsak, bu düzenin bir anlamı var, ama burada? Ne oluyor ya?”
İşte “nizam” kelimesi, bende böyle bir his uyandırıyor. Her şeyin en doğru şekilde yapılması gerektiği bir zaman dilimi. Bazen içimden “Bu kadarına gerek yok” dediğimde, kendimle dalga geçerek şöyle düşünüyorum: “Ben de tertipliyim aslında ama biraz dağınık bir tertipliyim!” (Evet, “dağınık tertip” bana göre eş anlamlı olabilir.)
Tertipli Olmak: Bir Mizah Mı, Bir Ciddi Olma Durumu Mu?
Herkesin kendine özgü bir tertip anlayışı var. Bir arkadaşım, tam anlamıyla tertipli bir insan. Ne zaman bir araya gelsek, her şeyi saatinde yapmaya çalışıyor. Mesela, öğle tatilinde yemek yemek için 12:30’da buluşmamız gerektiğinde, o kişi 12:28’de orada olur ve şöyle der:
Arkadaşım:
“Bak, ben hep zamanında geldim, düzenli bir insanım.”
Ben (içimden):
“Ve ben de 12:45’te geliyorum, çünkü neden? Çünkü ‘Tertip’ dediğinde işin ciddiyetini kaybetmiyor muyuz?”
İç sesim mi? Evet, ben işin biraz mizahi yönüne takılıyorum. Çünkü herkesin bir düzene sahip olma biçimi farklı. Bu da demek oluyor ki, tertipli olmak, aslında kendini sıkmak, her şeyi tam zamanında yapmak zorunda olmak değil, kişisel bir tercih ve o tercih, bana bazen bir mizah kaynağı gibi geliyor.
Tertip ve Karmaşanın Ahengi
Bir de şöyle bir şey var. Gerçekten tertipli olduğumu düşündüğüm anlar oluyor. Mesela, hafta sonu evde temizlik yaparken, her şeyin yerli yerinde olduğunu görmek bir huzur veriyor. Ama bir yandan da, hiçbir şeyin yerli yerinde olmaması gerektiği fikriyle arada sırada mücadele ediyorum. O karmaşa içinde yaşamak, bazen keyifli, bazen de beni deli edici.
Tertip kelimesinin eş anlamlısı nedir? Diyorsanız, bu yazı size net bir cevap sunmuyor belki ama kendi içsel karmaşamı ve mizahi bakış açımı yansıttığı kesin. “Düzen” mi, “nizam” mı, yoksa karmaşa mı? Herkesin tercihi farklı. Bunu kabul ediyorum. Ama yine de, biraz düzen, biraz dağınıklık, ne dersiniz? Hayatın tadı da böyle çıkmıyor mu?